Kırkını Geçmiş Çocuklar

İşte bizim mini minnacik grubumuz. Son bir senedir bizimle olamayan Kübra hariç toplam üç kişi. Yakında kendisi ekibe katılacak 😀. Bu üç kişi ne mi yapıyor? Hem sistemin içinde kalıp hem de sistemin dışında kalmayı başarıyor. Çok büyük hedefleri yok. Hani o büyük söylemler ve sözler var ya hepimizin ezberlediği; Siz hala zincirlerinizi kırmadınız mı? Daha neyi bekliyorsunuz?, hayat sizi ele geçirmeden siz hayatınızı ele geçirin, yıldızlı gökyüzünün altında uyuyamayanlar, güven halkasından kaçamayanlar gibi gibi gibi … Bunlarla hiç işimiz yok. Hiçbirimiz bir şey kanıtlama çabasında değiliz. Sadece sevdiğimiz şeyi yani bisiklet turculuğunu sorumluluklarımızdan bize arta kalan zamanda hiç ama hiç sektirmeden gerçekleşiyoruz. Öyle maymun iştahlı da değiliz. Bisiklet merkezde. Bunun yan etkinlikleri olabilir. Değişik yollar keşfetmek, değişik yemekler pişirmek, değişik fotoğraflar çekmek, hayvanlarla haşır neşir olmak. Tabi bahsettiğim kedi köpek cinsi. Ayılar ve sürüngenler buna dahil değil. Bu arada bakmakla yükümlü olduğumuz evimiz, okutmak zorunda olduğumuz çocuklarımız ve gitmek zorunda olduğumuz işlerimiz var. Bir de tura çıkacağımız haftasonları öncesi hayallerimiz ve planlarımız var. Şimdi ben bunu niye mi anlattım. Galiba uzun zamandır kafamı kurcalayan bir şeydi bizi anlatmak. Çalışan ve bir çok sorumluluğu olan arkadaşların yaptıklarımızdan gözü korkmasın. Hele hele yazılan ve çizilen senaryolara hiç itibar etmeyin. Her yaşamın kendine ait bir dengesi var. Benim görüşüme göre mühim olan dengeleri bozmadan yeni şeyleri hayatına monte edebilmek. Yap boz parçaları gibi. Çocuk oyuncağı yani. İşte de tam olarak biz buyuz galiba kırkını geçmiş çocuklar.

Share This!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *