Altı Dürüst Bisikletli 5N1K

Altı Dürüst Hizmetkar

Altı dürüst hizmetkar bulundururum:
(Bütün bildiklerimi bana onlar öğretti)
İsimleri Ne ve Neden ve Ne Zaman
Ve Nasıl ve Nerede ve Kim.
Onları karadan ve denizden yollarım,
Onları doğuya ve batıya gönderirim;
Sadece benim için çalıştıktan sonra,
Hepsini dinlenmeye bırakırım.

Dokuzdan beşe kadar izin veririm.
Çünkü o zamanlar meşgulüm,
Kahvaltı, öğle yemeği ve çay zamanı,
Çünkü o zamanlar onlar aç:
Bazıları farklı görüşte olabilir:
Küçük birisini tanıyorum—
On milyon hizmetkarı var,
Hiç dinlenmelerine izin vermez!
Kendisi için onları uzaklara gönderir,
Gözlerini açtığı andan itibaren—
Bir milyon Nasıl, iki milyon Nerede,
Ve yedi milyon Neden ile!

The Elephant’s Child – Just So Stories, Rudyard Kipling

Yukarıdaki şiir Rudyard Kipling’in çocuklar için kaleme aldığı Türkçe çevirisi Öylesine Hikayeler adlı kitabının Filin Çocuğu adlı hikayesinde geçmektedir. Her ne kadar çocuklar için yazılmış olsa da bir parçası ile çocuk kalabilmeyi başarabilen yetişkinler için de bir sorgulama yaklaşımını temsil eder. Günümüzde habercilik, eğitim, pazarlama gibi bir çok farklı alanda Kipling Metodu adıyla 5N1K yöntemi kullanılmaktadır. Bu blog yazı dizisinde ise bisiklet ile Viyana’dan Dubrovnik’e Adriyatik kıyıları boyunca sonrasında Mostar üzerinden Saraybosna’ya seyahat ederken neden bu rotayı seçtik, nasıl hazırlandık, yolculuk boyunca neler gördük ve yaşadık, nerelerde kaldık ve bisikletli gezginler olarak bizler kimleriz gibi soruların cevaplarını birlikte sorgulayacağız. Bu yolculukta bize altı dürüst bisikletli eşlik edecek.

Bisiklet denilince birçoğumuzun aklına ilk gelen şey özgürlüktür. Bazen de biz yetişkinlere tekrar çocuk olmayı olabilmeyi çağrıştırır. İçimizdeki merak duygusunu canlandırır; bizi yeni yerler görmeye teşvik eder, yeni insanlar ile tanışmamıza vesile olur. Bisiklet bu açıdan sadece bir yerden diğer bir yere gitmemizi sağlamaz, bir çocuğun özgür ruhundaki yolculuğa bizleri ortak eder. Bu blog yazı dizisinde biz kendi yolculuğumuzu paylaşıyoruz, belki birgün sizde kendi yolculuğunuzu yaparsınız. Burada tek bir doğru yok. Burada size önceden hazırlanmış reçeteler sunmuyoruz. Bisiklet çok farklı insanların, birbirleriyle uyuşmaz görünen tercihlerinin renkli dünyasına sizi davet eder. Yapmanız gereken bu yolculuğa çıkarken altı dürüst bisikletliyi yanınıza almayı unutmamaktır.

Bisiklet turu ve kamp yapmaya yeni başlıyorsanız, hangi ekipmana sahip olmanız gerektiği, nelerin işe yaradığı, neyin gerekli olduğu ve ne olmadan gidebileceğinizi bilmek her zaman kolay değildir. Ekipman çok kişisel bir şey, bir insan için gerekli olan başkasına lüks gibi görünebilir. Hepsi seyahat tarzınıza ve ne kadar çok konfor istediğinize bağlıdır. Hızlı ve hafif seyahat etmek ve en asgari  ekipmanı almak isteyenler de var, ağırlıktan kurtulmak için elbiselerinden etiket kesmek gibi uç noktalara gidenler de!

Bisiklet turuna hazırlanırken belki de en önemli şey düşünce yapımızdır. Hayal kırılığına uğramak istemiyorsanız beklentilerinizi gözardı etmeyin. Bisiklet ile sehayat etmek ve kamp yapmak önceden bazı kararlar vermemizin gerekli olduğu bir yaşam şeklidir. Tabi ne istediğini bilebilmek biraz tecrübe ile pekişiyor. Zaman içerisinde beklentilerimiz ve yaptığımız hazırlıklar birbirleri ile daha uyumlu oluyor. Bizim için kamp yapmak bisiklet turunun vazgeçilmezlerinden ama bazı durumlarda, özellikle uzun turlarda, otel veya pansiyon tercih ettiğimiz de oluyor. Bazıları ise bir kıtadan diğerine zorunlu olmadıkça hiç kamp yapmadan seyahat etmeyi tercih ediyorlar. Dolayısıyla, ekipman ve teçhizat beklentilerimizin bir yansımasıdır. Farklı beklentileri karşılayabilecek tek bir liste vermek zor. İşin daha da zor tarafı herşeyi en baştan öngörmek ve ona göre planlamak her zaman mümkün değildir. Altı dürüst hizmetkarın kavramsal kısaltması 5N1K (ne, nerede, ne zaman, neden, nasıl, kim), tıpkı bizim bisiklet turumuzu planlarken ve hatta yolculuk boyunca aldığımız bazı kararlarda olduğu gibi bir süreci veya karşılaşılan bir sorunu daha iyi anlayabilmek için kullanılan bir sorgulama yöntemidir. N’lerin dördü (ne, nerede, ne zaman, nasıl) ve bir K (kim) bisiklet turu ile beklentilerimizi daha iyi analiz edebilmemizi sağlıyor. Son N’yi (neden) ise beş kez soruyoruz kendimize, böylece aldığımız kararın doğruluğundan emin olana kadar beklentilerimizi tekrar tekrar sorguluyoruz. Bu brandayı neden almalıyım? Hamağı neden almamalıyım? Yanımıza neler alacağımıza karar vermek çok bilinmeyenli bir denklemi çözmeye benziyor. Fakat bekleyin …

Bir bisiklet turuna hazırlanırken yanımıza alacağımız ekipmanları belirlemekle iş bitmiyor. Bisiklet turu tıpkı bizim günlük yaşantımız gibidir. Hangi rotayı tercih edeceğiz? Konaklama tercihlerimiz neler? Acıktığımızda ne yapacağız? Bu blog yazı dizisinde Viyana’dan Saraybosna’ya yaklaşık 1600 km’lik bisiklet turumuzda kendi tercihlerimizi ve seyahat sırasında başımızdan geçenleri paylaşıyor olacağız. Bu evden çok uzaklarda yaptığımız ilk bisiklet turumuz değil. Daha önceki tecrübelerimizi ve yaptığımız tercihleri de birbirleri ile kıyaslayarak yol boyunca 5N1K sorgulamalarımıza devam edeceğiz.

Son birkaç yıldır bisiklet turu yapmak bizim alternatif tatil tercihimiz oldu. Sakın yanlış anlaşılmasın turcuyuz dediysek bir Gürkan Genç değiliz. Aslında sanırım biz tam anlamıyla birer bisiklet turcusu da değiliz. Bizim gibiler için en doğru tanımlama bisikletli gezginler olmalı, en azından biz kendimizi böyle görüyoruz. Herkes kendini bir şekilde tanımlama ve gösterme eğiliminde. Hazır bazı tanımlamaların altını çizerken ve biz kimiz diye sorgularken konuyu biraz daha netleştirelim. Eğer birisi yaşam tarzı olarak uzun soluklu seyahatler yapıyorsa ve yolculuk aracı olarak bisikleti ve barınma yöntemi olarak ağırlıklı kamp yapmayı tercih ediyorsa o kişiye uzun yol bağımsız bisiklet turcusu (bisikletli seyyah) diyebiliriz. Benzer seyahatleri yaşam tarzı olarak değilde kısa süreli tatil veya gezi amaçlı yapıyorsanız siz bisikletli gezginsiniz. Bisiklet tamam ama ben börtü böcek ile kamp yapamam diyorsanız artık siz bisikletli turist oldunuz. Bu sıcakta bisiklete mi binilir diyenlerdenseniz artık kumsalda bronzlaşan turistlerdensiniz demektir.

Bu sene çıtayı biraz daha yükselterek Viyana’dan başlayıp yaklaşık 1600 km bisiklet ile ağırlıklı Adriyatik kıyıları boyunca seyahat edeceğimiz bir ay sürecek bir rota planladık. Geçen sene Venedik’te bitirdiğimiz bisiklet turunun gene İtalya’nın Trieste şehrinden devamı niteliğinde olacaktı. Bu yüzden Viyana’da başlayan turumuzun ilk hedefi güneye inerek Trieste şehrine ulaşmak, sıcak adriyatik denizine varmaktı. Ne Trieste’ye varabildik ne de sıcak denizlere ulaşabildik. İkinci rota hedefimiz mümkün olan en kısa zamanda Hırvatistan’ın Split şehrine varmaktı. Belirlediğimiz güzergahın en çok Split ile Dubrovnik arasındaki bölümü bizim için önemliydi. Viyana’dan Split’e kadar serin havaları, yağmuru, bol yokuşları göze almıştık. Ama Split bizim için bir dönüm noktasıydı, artık hızımızı düşürebilir, tatil moduna geçebilirdik. 1600 km’lik bisiklet turunun balayını Split ile Dubrovnik arasındaki 250 – 300 km’lik bu güzergah oluşturuyordu. Haziran başında başlayan yolculuğumuzda biz Split’e vardığımızda takvimler 17 Haziran’ı göstermeliydi. Hava ısınmış ve biz kendimizi ılık adriyatik sularına bırakıyor olmalıydık. Dubrovnik sonrasında ise Mostar üzerinden Saraybosna’ya geçerek bisiklet turumuzu sonladıracaktık.

Vien - Dubrovnik Cycling Route

 

 

Share This!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *